Çocuk Kitaplığı

Çocuk Kitaplığı
Işıl Kızılırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Işıl Kızılırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Kıpkızıl kitap: Büyük Sözcük Fabrikası


Büyük Sözcük Fabrikası
Agnes de Lestrade
Resimleyen:Valeria Docampo
Çeviren: ÇağıÖksüztepe
Aylak Kitap, 2012
3-8 yaş
Işıl Kızılırmak

Zenginlerin diline pelesenk ettiği kelimelerin bizim dünyamızda yeri yok, bizim kelimelerimizin onların dünyasında olmadığı gibi. Ne güzel ki biz dilimize kocaman yürekleri ve umudu yerleştiriyoruz. Aynı Özgür gibi...Tıpkı Cemile gibi...

Sözcüklerin fabrikada üretildiği bir ülke düşünün. Makinelerden çıkan sözcük şeritleri çok uzun ama bolluk sizi yanıltmasın. Çünkü bu ülkede yaşayanlar konuşabilmek için sözcükleri satın almalı ve yutmalılar. Yani kendini dilediğince ifade edebilmek yalnızca parası olanların sahip olduğu bir hak. Gerekli paraya sahip olanlar, giysileri hatta ellerindeki torbaları sözcüklerle bezenmiş halde nazik sözcükler ve söylevler satılan dükkanları arşınlıyorlar. Sözcük satın almak için parası olmayanlarsa, eski sahiplerinin artık işlerine yaramayanları çöplüklerden topluyor ya da ucuz sözcükler bulabilmek için ilkbaharı bekliyor. Ki buralardan edinebilecekleri sözcükler tavşan poposu, vantrolog gibi işe yaramaz sözcükler oluyor genellikle. Akıllarına geleni, içlerinden geçeni anlatabilmek için zenginlerin bir kenara savurduğu sözcükleri birleştirmeleri gerekiyor. Ha, bir de havada uçuşan sözcükleri fileleriyle yakalamaya çalışmak düşüyor yoksulların payına. Özgür de filesini sözcüklerin rüzgârına doğru sallayanlardan biri. Çünkü söylemek istediklerini, özlemlerini giysisine resmeden Cemile’ye âşık ve ona aşkını anlatabileceği sözcüklere ihtiyacı var.

23 Nisan 2014 Çarşamba

Raflardan Hayata Çocuk Yayıncılığı

Işıl Kızılırmak

Kısa bir araştırma ile Türkiye’de çocuk dergiciliğinin gelişmiş bir alan olduğunu görmek mümkün. Bu nicel çokluk içinde “Tercihler neye göre yapılmalı?”,  “Hangi dergi hangi alana dair bilgi verir?” sorularını kısaca yanıtlamaya çalıştım.

soL Kitap, çocuklar için bugüne dek edebi niteliği yüksek, bilimsel düşünceyi önemseyen; dil, din, ırk ayrımlarını yere çalan; dostluğu, sevgiyi anlatan pek çok “aydınlık” kitap tanıttı. Bu sayıda çocuk dünyasında kitaplar kadar ayrılmaz bir yere sahip olması gereken dergilerden söz edeceğim.

Çocuk Aklına Saygı Duyanlar

Çocuk dergilerinden söz etmeye en yenisinden başlayalım.

Dünyalı Dergi,  Mart ayında “merhaba” dedi okurlarına. Bir Dolap Kitap isimli blogları sayesinde çocuk kitabı severler tarafından tanınan ve çok sevilen Banu Aksoy ve Yıldıray Karakiya’nın Tudem Yayınları bünyesinde hazırladıkları dergi için uygun yaş aralığı 8-12 yaş olarak belirlenmiş. Dünyalı Dergi okuruna genel kültür, bilim, eğlence, gezi, sanat, doğa, spor, sağlık gibi başlıklarda bilgiler ve haberler sunuyor.

5 Şubat 2014 Çarşamba

Deneyimler Ülkesi’ni Ararken Dostluğu Bulanlar: Kurdu Kurtaran Kuzu

Kurdu Kurtaran Kuzu
Maritgen Matter
Resimleyen: Jan Jutte
Çevirmen: Münire Turan
Nesin Yayınevi,
2012
8-10 yaş

Işıl Kızılırmak

Çocukluğumuz ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ı yemek isteyen hain kurttan korkmakla geçmişken, nihayet bu öyküde bambaşka bir dostluğa tanık oluyoruz.

Soğuk bir kış akşamında karlara bata çıka yürüyen Kurt, açlıktan kıvranmakta. Ardından sürüklendiği kızağı ağırlaşmakta, altın kol saati ay ışığında parlamakta. Sefaletine acıyıp, çaresizlikten yakınırken bir çiftlik evinin ışıklarını fark edip, süzülür ahırdan içeri. Hayli saf bir kuzu karşılar onu.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Çocuklar İçin Lacivert İpek Helikopterler Uçuran Şair


Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Cemal Süreya
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Yapı Kredi Yayınları, 2011,
7+ yaş
  Işıl Kızılırmak

Sol kıyımızın köşesinde dizeleriyle bize seslenen sevgili Cemal Süreya’ı  çocuklar için yarattığı rengarenk dünyayla ölüm yıldönümünde anmak istedik. Ve elbet “ Hayat kısa, kuşlar uçuyor”

Aritmetik İyi Kuşlar Pek İyi Cemal Süreya’nın Çocukça Dergisi için kaleme aldığı yazılarının derlemesi. Çocuklara Türkiye’nin illerini yunus balıklarının, saat kulesinin diliyle;  romanı, şiiri  otobüslerdeki insanların özlemleriyle anlatan  Süreya,  bilgiyi hayalcünün peşinde yolcuğa çıkarmış yazılarında.

Cemal Süreya çocuklara seslendiği ilk yazısında; annesinden defalarca dinlediği Kerem ile Aslı öyküsünden,  halasının oğlu ile yazdıkları metinlerin kendisine verdiği hazzın yazar oluşunun başlangıcı saymasından , canciğer kelimesiyle kazandığı ödülden yola çıkıp yazarlık yolculuğundan söz eder. Sonraki yazıların yelpazesi hayli geniştir. Çocuklara Küçük Prens, Kırmızı Balon, Alis Harikalar Ülkesinde, Define Adası, Gülliver’in Yolculukları, Robinson okumalarını salık verir;  bu kitapları bulamazlarsa ellerine geçeni okumalarını, onu da yapamazlarsa kendisine mektup yazmalarını söyler. Haritada rastgele seçtiği bir adaya yolculuk yapmaya karar veren Ali ile birlikte Türkiye’yi,  dünyayı anlatır; hiç sıkmadan.  Dostlarıyla sohbet ediyormuşcasına büyük şairleri, önemli ressamları ve resme ilişkin fikirlerini anlatır diyaloglarla. Masallardaki üvey anne imgesini eleştirir; insanı sevmenin değerinden, sevginin nasıl büyüdüğünden söz eder. Birer cümleyle Ayasofya’yı, Danimarka’yı, Eskişehir’i, Fazıl Hüsnü Dağlarca’yı anlatır. Trabzon’da bir taka kutlamasına ayışığı eşlik ettği için sevinir, Mersin’de bir çam ağacı dallarının kesilmemesi için dilekçe yazar, Bursa’da Yeşil Cami Edirne’deki Süleymaniye Camii’siyle haberleşmek istemektedir yeni yıl yazısında.  Çocukların günlük yaşantılarıyla okulda öğrendiklerini keyifli bir oyunla birbirine bağlar:   “ Bir an bütün ders kitaplarının sokakta yürüdüğünü düşündü. İşte adam cebinden para çıkarıyor, karşılığında büfeciden kağıt mendil alıyor. Sosyal Bilgiler’den çıkmış ikisi de. Konuşunca Dilbilgisi çıkıyor ortaya. Büfeci parasının gerisini adama veriyor: Bu da Aritmetik”  Tıklım tıklım dolu otobüslerdeki her insanın ayrı özlemleri roman oluyorsa, şiir de bütün bunların kendisinde uyandırdığı güzel duygudur dedirtir elinde okul çantasıyla yürüyen öğrenciye.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Meşgul İnsanlar Diyarında Umudu Arayanlar: Kızıl Ağaç ve Kayıp Şey



Kızıl Ağaç ve Kayıp Şey
Yazan ve Resimleyen: Shaun Tan
Çeviri: Seda Ersavcı
Çeviri: Sinan Okan
İthaki Yayınları, 2012

 Işıl Kızılırmak
 Kızıl Ağaç ve Kayıp Şey,  yalnızlık ve kasvet dolu bir dünyada yaşayan iki çocuğun dostluğu, aydınlığı ve umudu arama öyküleri anlatan iki kitap.


ALMA (Astrid Lindgren Memorial Award) ve Hugo ödüllü yazar Shaun Tan’ın iki resimli kitabı ‘Kızıl Ağaç’ ve ‘Kayıp Şey’ hakkında yazmaya başlamadan önce bu kitapların yalnızca çocuk kitabı olarak değerlendirilemeyeceğini söylemekte fayda görüyorum. Shaun Tan resimli kitaplarını kimler için yazdığını şöyle anlatıyor: “Okuyan ve bakan herkes için.  Yani merak eden;  tuhaflık,  gizem ve gariplikleri eğlenceli bulan,  soru sormayı,  hayal gücünü kullanmayı seven,  dikkatini ve zamanını bunlara adamaya hazır olan herkes için”
Gri Bir Odada Apansız Açan Çiçek 
Kızıl Ağaç;  kara gölgeler altında ezilen insanların yaşadığı bir yerde, umutsuz günlere uyanan, kendisini ve hayallerini arayan bir kızın hikâyesi.  Herhangi bir yer ve zamana ait değil bu hikâye.  Her şey kasvetli ve gridir, herkes başı önünde yürür. Hiçbir şey duymadan,  görmeden yaşamaktadır insanlar. Unutulmuş bir kıyıda ışığı arayan kızın dertleri her geçen gün büyümektedir ancak derdini anlatacak kimseyi bulamaz,  “dünya sağır bir makinedir.”  Daha iyi şeylerin gelmesini beklemektedir kız. Beklediği daha iyi şeylerse, o gerçekleşmesini beklerken yanından geçip gitmektedir.  Zaman her şeyi daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramaz. Dertler büyür, korkunç akıbetler yaklaşır.  “Bazen bilemezsin, ne yapman gerektiğini, aslında kim olduğunu veya nerede bulunduğunu” der ve umudu arar sabırla. Ama her yeni gün bir öncekinin aynıdır ve hayat böyle geçecektir sanki.  Bir gün hiç beklemediği bir şey olur,  gri odasının ortasında kızıl bir çiçek açar.  O çiçeğin “tam da hayal ettiğin gibi” koca bir ağaca dönüşmesi değil midir umut?

11 Aralık 2013 Çarşamba

Milyon Milyar Tane Yıldız Sayan Uykusuz: Koyun Russell[i]


Koyun Russel
Yazan ve resimleyen:  Rob Scotton
Çeviri: Berfu Durukan
Mandolin Yayınları, 2012
3+ yaş
Işıl Kızılırmak

Uzun bir gecede hele de uykunuz kaçmışken yapılacak en iyi iş kitaplara sarılmaksa, bizim size iyi bir önerimiz var. Siz, uykuyla başı dertte bir koyunla sizi tanıştırmak istiyoruz. Buyrun; dünyanın en komik koyunu Koyun Russel ve onun Kurbağapoposu Çayırı'ndaki gizemli dünyasına.

Uzun bir günün ardından etrafınızdaki herkes mışıl mışıl uyurken uykunuz mu kaçtı? Sağa sola döndünüz, uyumak için elinizden geleni ardınıza koymadınız ama kayıp uykunuz hala evine dönmedi mi? Sakin olun, yalnız değilsiniz. Kurbağapoposu Çayırı’ndan bir dostunuz da gelmek bilmeyen uykusunun peşinde. Peki, biz koyunları sayarak uyumaya çalışırken Koyun Russell ne yapacak?

Russell ve arkadaşları Kurbağapoposu Çayırı’nda yorucu bir gün geçiriyorlar. Öyle yorucu bir gün ki inanın yerlerinde olmak istemezsiniz! Günün sonunda kimi oyuncak ayısına kimi battaniyesine sarılır koyunların, dalarlar mışıl mışıl bir uykuya. Russell’ın gecesiyse biraz uzun sürecek gibi. Bir türlü gelmeyen uykusunu davet etmek için karanlığı bekler ama gelen uykusu yerine karanlık korkusu olur. Bu hazin uykusuzluk macerasında onu yalnız bırakmayan kurbağa dostuyla bir kamyonet kasasına, bir ağaç kovuğuna konuk olur. İşe yaradı mı dersiniz? Hayır, bu mekanlar hiç de rahat değildir ve uykusunun gittiği yerden gelesi yoktur pek. Sonunda saymaya karar verir. Uykusuz bir koyun olarak neyi sayabilir acaba? Ayakları? Çok kısa sürer bu sayma işlemi. Yıldızları sayar sonra ve kahkaha attıran enfes bir rakama ulaşır. Sonra insanoğlunun yöntemini dener, eşi dostu sayar… Nereye kaçtığını bilmediği uykusunun peşinde bütün gece  gezen Russell’ın gözleri nihayet kapandığındaysa çayırdakiler kahvaltı edip, gazeteleri okumaktadırlar.