Çocuk Kitaplığı

Çocuk Kitaplığı

13 Kasım 2013 Çarşamba

Özgürlük mü, O da Ne?



Özgürlük mü O da Ne?
Eşref Karadağ
Top Yayıncılık, 2011
7+ yaş
  Mehmet Özçataloğlu

           Farelerin dünyasında geçen hikâye, yaşadığımız toplumun da bir aynası olabilir.

Özgürlük mü, O da Ne? 

 Bugünlerde bu soruyu ülkemizde soranlar da var sanırım. Hem de azımsanmayacak kadar çok. Bir gemiye binmişler ve kaptan nereye kırarsa dümeni, itirazsız yol alıyorlar o tarafa. Nereye gidiyoruz, ne yapıyoruz diyen yok! Karnımız tok, sırtımız pek düşüncesiyle bugünü kurtarma telaşındalar. Peki ya sonra?

Eşref Karadağ’ın “Özgürlük mü O da Ne?” isimli kitabını okurken aklıma geldi bunlar. Ahır faresi Kocagöz’ü görene kadar, kafeslerinde mutlu mesut yaşayan, dünyayı sadece kafeslerinden ibaret sanan, efendilerinin verdikleri yiyeceklerle karınlarını doyuran hemstırlar anımsattı bütün bunları. Kocagöz “kedi” diyor, “o ne”  diyorlar. Kocagöz “inek” diyor, “o ne” diyorlar. Kocagöz “özgürlük” diyor, “ o ne” diyorlar. Sanırım toplumsal olarak biz de bu yoldayız artık. Hatta belki de daha kötüsü. En azından hemstırlar özgürlük kavramını, özgür olmanın ne olduğunu bilmiyorlar. Ya bilip de “yeteri kadar özgürüz zaten” diyenlerden olsalardı? Sanırım böylesi daha vahim!

Özgürlüğe giden yolda bir hızlı macera

Kaçak Köpek Biber
Miyase Sertbarut
İllüstratör: Çınar Dize Sertbarut 
Tudem yayınları, 2013
 9+ yaş
Özgül Kılınç
‘Polis simit sat onurlu yaşa’ diyebilen yürekli nesillerin çocukları için Miyase Sertbarut’un yazdığı ‘Kaçak Köpek Biber’ özgürlüğün, sevginin ve dik duruşun romanı.
Bu hafta size ‘Karabiber’ adı konulan ama kısaca ‘Biber’ diye çağırılan bir polis köpeğinin hikâyesini anlatmak istiyoruz. Haliyle bir polis köpeğinin hikâyesinde değişik olan ne sorusunu sormanız mümkündür. Hemen yanıt verelim. Biber’i diğer polis köpeklerinden ayıran şey hem çok akıllı olması hem de artık duvarların dışına, özgürlüğüne koşmak istemesi. Burada hemen hatırlatma yapalım, Biber’in ‘özgür’ olmaktan kastettiği şey polis köpeği olmaktan kurtulup bir başkası tarafından sahiplenilmek değil aksine tüm zincirlerinden kurtulmak. Biber’in tüm isteği komutlarla yaşadığı bir dünya yerine kendi kararlarını verebildiği, kendi biçimlendirebildiği bir dünyaya doğru koşmak. Peki, kolay mı bu? Elbet göründüğü kadar basit değil hiçbir şey.
Biber’in eğitim merkezinden kaçması, sevgi dolu bu köpeğin hem arkadaşlarını bırakması, hem alıştığı eğiticiden ayrılması hiç kolay olmadı. Ama zincirlerini koparmayı aklına koyan Biber “Çelik olsa dayanmaz ruhun keskin ışığına” dedi ve bunca zorluğa rağmen çelik tellerle çevrili eğitim merkezinden üstün gayretle kaçmayı başardı. Esas macera elbette bu kaçıştan sonra başladı. Ne mi oldu?  

6 Kasım 2013 Çarşamba

Çocukların Hakları Var!


Süleyman Bulut
Resimleyen: Reha Barış, Can Çocuk Yay.
Yaş aralığı: 7, 8, 9+
Sayfa: 56 sayfa

 Gökçen Düzkaya


Kardeşlik Çemberi
Süleyman Bulut’un Can Çocuk Yayınlarından çıkan, “Çocukların Hakları Var” üst başlıklı üç kitaplık dizisi, birinci kitap olan “Kardeşlik Çemberi” ile başlıyor. Kitap, “Çocuklar arasında ayrım yapılamaz.” sözüyle bizi karşılıyor. Dev binalar arasında idman yapan bir basketbol takımının dev hayalleri ve bu uğurda rakiplerini nasıl alt ettiklerini anlatan bu ince kitap inceliğini aşarak bize çarpıcı bir mesaj veriyor: Birlikteliğin önemi ve sınırları aşmak. Basketbol maçında kısa boylular bir işe yaramaz da ne demekmiş öyle! Ya da güçlü olmak için ille de iri yarı olmak ve güçlü kaslarla donanmak gerekir öyle mi? Hep birlikte okuyup görelim bakalım öylemiymiş.

Anne Ben Yapabilirim


Yazarın ikinci kitabındaki örnek olay, her şeyi annesinden bekleyen bir çocuğun annesinden aldığı kallavi cevapta;  daha doğrusu annesinin bir öykünün içine sıkıştırıp anlattığı bir musibet bin nasihatten iyidir cinsinden sayacağımız bir öyküde vücut buluyor.  Bu kitap da bize “ Çocuklarla ilgili her türlü faaliyette, çocuğun temel yararı önceliklidir!” sözüyle açılıyor. Annenin anlattığı öyküyü şimdiden merak ettik değil mi? Yoksa en çok öykünün sonunda çocuğun yüzündeki ifadeyi mi merak ettiniz? Ama unutmayın her şey çocuklar için.

Ç ile ya da Ç’siz, güzel şey kardeşlik



Yaşasın Ç Harfi Kardeşliği!
Behiç Ak
Günışığı Kitaplığı, 2013
 9+ yaş
Evrim Gökçe

Velhasıl, Ç güzel bir harftir. Ama kardeşlik, Ç harfine ihtiyaç duyulmadan da kardeşliktir, reddedilen W’ler ve ‘kötüleri’ hatırlatıyor gibi görülen T’lerle bile!

Beşinci sınıf öğrencisi Ali, öğretmeni bir film, fotoğraf ya da söyleşi ile bir hikâye anlatmasını istediğinde söyleşi yapmayı seçer. Okulda sorulara yanıt vermenin öğretildiğini ama soru sormanın ihmal edildiğini düşündüğünden, gönlünce soru sorabileceği söyleşi hem kendisi hem de Ali’nin sonu gelmeyen sorularından yılgın düşen öğretmeni için hayat kurtaran bir tercih olur.

Kendisiyle bile söyleşi yapan Ali, insanlığın en büyük buluşuna köfte, hayattaki en büyük korkusuna ise karnabahar cevaplarını verir. 

Soru sormalı ödevinin dışında Ali’nin hayatında büyük bir yenilik daha vardır. Babası Rıza Bey, eskiyen dizüstü bilgisayarını Ali’ye armağan eder. Soluğu internette alan Ali, hayatıyla ilgili bir dolu ayrıntıyı sosyal paylaşım sitelerinde yazmaya başlar. Öyle ki nüfus cüzdanını kaybettiği için babasıyla nüfus müdürlüğüne giden Ali’yi, görevli memur bile tüm ‘hikâyesiyle’ internet paylaşımları nedeniyle tanır. Beri yandan hikayenin düğüm noktasını memur atıverir, Ali’nin soyadında yanlışlıkla yazılmış bir Ç harfi vardır. Babası hemen bir dilekçeyle yanlışlığı çözmeye yeltenirken, Ali karşı çıkar, Ç’yi sevdiğini, soyadına dokundurtmayacağını söyler. O artık Ali HoşgörüÇ’tür.