Latin
Amerika Masalları
Kolektif
Dipnot
Yayınları, 2008
9 yaş ve üstü
Mehmet Özçataloğlu
Bolivya’dan Meksika’ya,
Brezilya’dan Arjantin’e, Porto Riko’dan Surinam’a güneşin el verdiği
uygarlıkların mitlerle zenginleşen masalları çocukları bilinmeyen dünyalara
davet ediyor.
“Masallar
insanlığın yalın hallerinden, en derinlerdeki zaafları, tutkuları, meleksi ve
şeytani durumlarından birtakım semboller aracılığıyla yepyeni gerçekliklere
açılan olağanüstü yapıtlardır. Bir anlamda masallar, insanın yaratıcılığını
harekete geçiren önemli birer yazınsal güçtürler” demiş Hülya Soyşekerci bir
yazısında. Bu düşünce doğrultusunda okudum ben de Latin Amerika Masalları’nı.
Acaba
dünya çocukları bizimle aynı masallarla mı büyüyorlar, diye iz sürdüm her
birinde. Farklı kültürlerin çocukları aynı ya da benzer fantastik ögelerle mi
bezeniyorlar? Yaratıcılıklarını benzer ögeler mi tetikliyor? Eğer ki düş
güçleri benzer kaynaklardan besleniyorsa kültürel farklılıklar nasıl oluşuyor? Kitabı
elime almadan bu sorularla donanmıştım?
Ve
okurken gördüm ki farklı kültürlerin çocukları farklı ögelerle donatılıyorlar.
Kültürel farklılıklar masallara da yansıyor. İyi ki de yansıyor. Yoksa bütün
çocukların aynı masallarla büyümesi ne kadar da sıkıcı olurdu kim bilir?
Kültürel zenginlik nasıl yansırdı yeryüzüne?




