Çocuk Kitaplığı

Çocuk Kitaplığı
10 yaş ve üstü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 yaş ve üstü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2014 Çarşamba

Kölelik ve özgürlük arasındaki imtihan: Kölelik Mi, Özgürlük Mü?


Kölelikten Kaçış
Dominique Torres
Resimleyen: Renaud Chabner
Çeviri: Orçun Türkay
Can Çocuk Yayınları, 2010
10 yaş +

Safiye Kapukaya
6. Sınıf Öğrencisi/Ankara 

Safiye, duyarlı bir gözle özgürlük kavramını sorgularken bize de kitabı okumak kalıyor.

Siz hiçbir efendiye kölelik ettiniz mi? Bundan çok önce Nijer Kırsalı’nda ailesiyle birlikte köle olan; daha doğrusu annesiyle kölelik yapan küçük Amsi, babası deve satarken kaybolmuş. Ablasının ise yaşlı bir efendiye satıldığı düşünülüyor. Küçük Amsi’nin yerinde olmayı kim ister? Ben söyleyeyim: Kimse. Baba ve kardeş acısıyla hayatını devam ettiriyor. Tabi ki hayatına o yabancı adam girene dek… Bu yabancı adamın Amsi’ye “dostum” demesi Amsi’yi çok etkiliyor. Peki, küçük Amsi bu çağrıya kulak verecek mi? Yoksa vermeyecek mi? Bu adam ablasını ve babasını kendisine kavuşturabilecek mi? Ya bu adamın Amsi’ye özgürlükten bahsetmesi?.. Özgürlük sözcüğü bütün gün aklının bir ucundadır bizimkinin. Kimsenin kimseye sahip olamayacağını anlatan bu adama Amsi kulak verecek mi? Bu adama güvenmeli mi? Yoksa elini ona uzatan adamın dostluğunu reddetmeli mi?  Sizi çok fazla meraklandırmayayım. En iyisi siz tanıttığım “Kölelikten Kaçış” kitabını okuyun.

Bir Elin Beş Parmağı: “Yeryüzü Çocukları”


                                 
         
Yeryüzü Çocukları 
(Başparmak, Gösterme Parmağı, Orta Parmak, Yüzük Parmağı, Serçe Parmak)
Fazıl Hüsnü Dağlarca
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Yapı Kredi Yayınları
10 yaş +

Hüseyin Ozan Uyumlu

“Anne babalar, alın yanınıza çocuklarınızı. Bir de dünya küresi alın. Haydi, eğlenceli dünya turuna…”

Çocuk ve şiir… İki güzel olgu. İkisini bir araya getirebilmek zor iş, yani çocuk işi. Çocuklarla ilgili her şey zordur, zor olmak zorundadır. Özen, dikkat, yarar gözetilmelidir çünkü. Çocuğa hitap ettiği kadar çocukluğumuza da hitap etmelidir. Derim ki çocuk edebiyatında yazılmış her şeyi yetişkin de okumalıdır. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirleri yetişkinlere de yakın ve yatkın şiirler.

Uluslararası bir çocuk kongresinde, 150 çocuk yazarını 5-6 yaşlarındaki hâlleri ile düşünmüş Dağlarca. İşte bu güzel fikir, “Yeryüzü Çocukları”nı doğurmuş. Çocukları, yaşadıkları ülkenin coğrafyası, geçim kaynakları, tarihi, masalları, eserleri, oynadıkları oyunları ve diğer koşulları içinde düşlemiş ve 170’e yakın şiir yazmış. 5 kitaptan oluşan bu yapıtın adı “Yeryüzü Çocukları” olmuş. Başparmak, Gösterme Parmağı, Orta Parmak, Yüzük Parmağı ve Serçe Parmağı…  Bir elin beş parmağı nasıl birbirinden üstün olamazsa, yeryüzü çocukları da birbirinden ayrılamaz.

26 Mart 2014 Çarşamba

Papağanı diriltmek: Şiddet yanlısı değiliz ama okkalı tokadı iyi biliriz!




Papağanın Diriliş Öyküsü
Eduardo Galeano
Resimleyen: Antonio Santos

Nesin Yayınevi

10 yaş +

Evrim Gökçe

Bizse çocuklarımızın mutlu büyümesini isteyenler ve Chavez’i çok seven, çok özleyenleriz. Çocuklarımıza şiddeti değil, ama haklı tokatların gereklerini incelikleriyle anlatabilmek isteriz. Galeano’nun tanıttığımız kitabını armağan edebilirdik “kötülere”. Ama tokadımızın “diplomatik” olması bu kadar hüzünden sonra bize yetmez. 

Yemyeşil bir papağan, günlerden bir gün, sıcak bir çorbanın başında beklerken, merakından kazanın içine düşer. Evet, bir çorbanın içinde boğulmak kulağa hoş gelmiyor olabilir ama merakların sonsuzluğu aslında çok faydalı değil midir? Merak etmeseydik nasıl öğrenebilirdik ki…

 Merak gibi haklı bir nedenle kazanın içine düşen papağanın ardından, arkadaşı küçük kız çok ağlar. Öyle çok ağlar ki onu teselli etmek isteyen bir portakal kendiliğinden kabuğundan sıyrılıverir, kazanın altında yanan ateşcağız kendini kötü hissedip söner.

Papağana herkes, her şey çok üzülür, tüm iyiler çok içlenir. Duvardaki taş düşer, taşa yaslanan ağaç yapraklarını döker.

Bir rüzgar gelip her zamanki tafrasıyla esmek istediğinde, hüzünden dökülen yaprakları görür, rüzgarın da içi kıyılır, pencereye doğru savurur kendini, gökyüzüne doğru eser, göğe bulaştırır hüznünü.

2 Ekim 2013 Çarşamba

Merceği doğaya tutmak direnişi görmek: Çiftçi Karıncalar Köleci Karıncalara Karşı


Çiftçi Karıncalar Köleci Karıncalara Karşı
Toprak Işık
Resimleyen: Sedat Girgin
Tudem, 2012, 3. Basım
10 yaş+

Emel Güneş

 Mesele “üç beş ağaç” meselesi değil pek tabii. Hayatın her alanındaki müdahalelere ve dayatılan yaşam biçimine karşı sokaklara dökülecek kadar itirazı olanların gözünden “o üç beş ağaç”ın da kaçmaması bir o kadar doğal… İnsanca ve onurlu bir yaşamın hayalini kuranlar o ağaçlara, doğaya bakınca neler neler görebiliyor!

Çağdaş yazarlarımızdan Toprak Işık'ın çocuk kitaplarından biri olan Çiftçi Karıncalar Köleci Karıncalara Karşı isimli kitabı; doğadaki yaşamın, hayal gücüne nasıl da yaratıcı bir şekilde ilham olabileceğine dair çarpıcı bir örnek. Toprak Işık bu kitabında çocukları, günden güne gözlem yapmaya daha da az imkân bulabildikleri karıncaların dünyasına götürerek, heyecan dolu bir serüvenin içine sürüklüyor. Romanın etkileyici kurgusunda da bu serüven, direnişle, onursuzluğa karşı başkaldırıyla, kısacası boyun eğmeme ile özdeşleşmiş ve paha biçilmez bir niteliğe bürünüyor.