Çocuk Kitaplığı

Çocuk Kitaplığı
Özlem Koç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özlem Koç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Okuyunca içim böyle yumuşacık oluyor!


Kitap Faresi
Vagelis İliopulos
Çeviri: Seda Kostik
Kuraldışı Çocuk Yayınevi
6-8 yaş
 Özlem Koç

Bilge bir fare, kitaplar ve aşk… Aşk, çocuk kitabında ne arar demeyin, gelin bizimle bakın.

Kuraldışı Çocuk Yayınevi’nden basılan ve Seda Kostik’in Türkçe’ye çevirdiği dört kitaplık seri çocuklar için oldukça ilgi çekici çünkü her kitabın arkasında öyküyle ilgili eğlenceli bulmacalar olan şahane kitaplar bunlar. Oğlum bu kitaplar için şöyle bir yorum yaptı; “okuyunca içim böyle yumuşacık oluyor”

Serinin ilk kitabında, Kitap Faresi’ni tanıyoruz. Kitapları önce okuyup, sonra yiyen bilge bir fare bu. Bilgeliği ile kendisini yakalasınlar diye getirilen kedileri bile alt edip, onlara eğitim vermeye başlıyor ve bilgi, kaba kuvvete baskın çıkıyor. İkinci kitapta çok yalın ve içten bir sevgi öyküsü var. Kitap Faresi, kütüphaneci Tita Gravyer ile tanışıyor ve ilk görüşte aşık oluyor. Bu aşkın karşılık bulmasının tek koşulu, kitapları yememesi iken bilge faremiz şartı yerine getiriyor ve Tita’nın gönlünü çalıyor.   Kitap Faresi Kütüphanesi’ndeki Gizem adlı üçüncü kitaba geldiğimizde ise Tita ve Kitap Faresi’nin küçük dünyasının artık genişlediğini görüyoruz. Neden derseniz, bu sevimli aileye iki de bebek katılıyor da ondan. Sonrası ise tam bir şenlik. Tita Gravyer ve küçük çocukları Mimi Kaşar Peyniri kütüphanedeki gizemli olayları çözebilecek mi?  İtiraf etmeliyim ki ben okurken sonunu tahmin edemedim.

12 Mart 2014 Çarşamba

Yeryüzünün tüm renklerini içinde barındıran çok dilli bir öykü: Dorilenya



Dorilenya Vula MastoriÇeviri: Seda KostikKuraldışı Çocuk Yayınları, 20145+ yaş



Özlem Koç
Siz de zaman zaman kimsenin sizi anlamadığı hissine kapılıyor musunuz? Ya da daha tuhafı evcil hayvanlarınızla, çatıdaki martılarla hatta çiçeklerinizle konuşurken buluyor musunuz kendinizi? Belki de siz de henüz insan dilini tamamen çözememiş ancak dünyanın diğer dillerini bebekliğinizden kalma bir yetenekle hatırlıyor olabilirsiniz. Tıpkı Dorilenya gibi...
Dorilenya doğar doğmaz konuşmaya başlayan bir kız çocuğu. Ancak insan diliyle değil, insan dili dışındaki tüm dünya dilleriyle. Önce gizlice beşiğine giren kedisi Ririka, ardından balkona gelen güvercinler, kediler, kuşlar, kelebekler... Dorilenya hepsiyle konuşabiliyor, söylediklerini anlıyordu. Sadece insan dilini konuşmuyordu, çünkü kedisi Ririka ona, insan dilini konuşmaya başladığında diğer tüm dünya dillerini unutacağını söylemişti. Dorilenya da uzun süre direndi, insan dilinde konuşmadı. Hatta bu artık aile büyükleri için o kadar endişe verici bir hal aldı ki; bir sorun olabileceğini düşünüp Dorilenya’yı doktora bile götürdüler. Ta ki dördüncü yaş gününe kadar.
Buraya kadar çok dilli öyküden biraz bahsettik ama öykü o kadar sürükleyici ki, daha fazla ipucu vermeye gönlümüz razı olmadı. Ama yine de söylemeden geçmeyelim, özellikle  arkadaşı Dorilenya’yı koruyacağım diye kuş kovalayamaz, fare yakalayamaz duruma düşen ve şapşal kedi yaftası yapıştırılan sevimli kedi Ririka başlı başına bir neşe kaynağı.

25 Aralık 2013 Çarşamba

Kim demiş “evrim” kavramını çocuklara anlatmak zordur diye?


Kayra ile Kivi ( Bir Bilim Macerası)
Eileen Campbell

İş Bankası Kültür Yayınları, 2012

4+ yaş
Özlem Koç

Kedilerin bıyıklarını bilirsiniz değil mi? Ahh, o endamlı hallerine pek bir hava katan o uzun bıyıklar… Şimdi de alın o bıyıkları bir kuşa takıverin. Nasıl olacak bu, ediğinizi duyar gibiyiz. Nasıl olurmuş sorusunun cevabını size kitabımız verirken, buyrun Kayra ve Kivi’nin hikayesine.

“İnsanlar ve maymunlar ortak bir atadan evrimleşmiştir”. Bu kavramı bugün birçok yetişkine bile anlatmakta zorluk çekiyorken, “evrim” kavramını çocuklara anlatmak imkansız gibi gelebilir. Ancak –belki de onların eğitim sistemiyle henüz törpülenmemiş, herşeye açık algıları nedeniyle- bu sandığınız kadar zor olmayabilir. Hele ki elinizin altında bir Kayra ile Kivi kitabı da varsa.

Kayra, kuşlar hakkında bir ödev hazırlamak zorunda olan bir çocuk. Farklı bir kuş seçmek istediği için annesiyle babasının Yeni Zelanda seyahatlerinden getirdiği kivi kuşu oyuncağından esinle, bu kuşları anlatmak istiyor. Kivi kuşları büyük ayaklı, kanatsız, uzun gagalı ve bıyıkları olan bir kuş türü. Tabi ertesi gün okulda arkadaşlarının; “kanatsız kuş mu olur?” ve “bıyıkları varsa belki de kedidir” gibi yorumları nedeniyle biraz sıkıntı yaşıyor. Ve bu kuşun neden bu kadar farklı olduğunu anlatabilmek için daha fazla araştırma yapması gerektiğini anlıyor. Şansı yaver gidip ders zili çalınca, öğretmeni ertesi gün devam edebileceğini söylüyor. Macera da böyle başlıyor zaten.